Sayfa içi SEO Teknikleri [Az Bilinen Etkili ve Kolay Stratejiler]

Sayfa içi SEO teknikleri konusunda eminim çok şey okudunuz, çok şey öğrendiniz.

Sayfa içi SEOdoğrudan veya dolaylı olarak, SERP’lerdeki konumumuzu arttırmak için, sayfamız üzerinde uyguladığımız optimizasyonlardır.

En basit biçimde anlatımı bu olsa gerek.

Sayfa içi SEO teknikleri arasında muhtemelen en fazla bildiğimiz şeyler şunlardır:

  • Meta etiketi eklemek
  • Meta açıklaması eklemek
  • Duyarlı tasarımlar kullanmak
  • Sayfa yüklenme hızını iyileştirmek
  • Etkili anahtar kelime kullanımı
  • Anahtar kelime yoğunluğunu ayarlama
  • Kısa ve kolay URL kullanımı
  • Uygun görüntü optimizasyonu
  • Üst bilgi etiketleri
  • Dahili bağlantılar

Elbette buraya yazmadığım daha onlarca şey var. Tüm bunlar, sitemizi Google da üst sıralara taşımak için uygun biçimde optimize etmenin yollarıdır. Bu stratejilerin sayısı gerçekten çok fazladır.

Ancak çok fazla bilinmeyen, organik sıralamada etkili neticeler almamıza yarayacak sayfa içi SEO teknikleri de var.

Bu teknikler, organik sıralamanızı gerçekten ciddi biçimde etkileyecek tekniklerdir. Bu nedenle makaleyi dikkatlice okumanızı öneririm.

Sayfa içi SEO teknikleri

1

Site içi bağlantılar


Site içinde bağlantılar kullanmanın, en etkili sayfa içi SEO teknikleri asında olduğunu biliyoruz. Üstelik bunu bilmeyen de yok gibi.

Peki az biline sayfa içi SEO teknikleri arasına bunu neden ekledim?.

Merak etmeyin, kendimdeyim ve açıklayacağım.

Ama önce size bir soru yönetmem gerek.

– 200 sayfası olan 1000 tane site, sizin sitenize kenar çubuğunda bağlantı verse nasıl olur?

Cevabınız “harika olur” mu?

Peki neden?

Çünkü tam 1000 tane siteden backlink almış olursunuz, ve backlinkler sıralama için önemli.

Muhtemelen bu nedenle cevabınız bu yönde olmuştur. Ama ben size tersini söyleyeceğim. Siteniz Google tarafından Spam olarak işaretlenebilir. Hatta daha ileri gidiyorum, işaretlenebilir yerine, spam cezası alır diyorum.

Çünkü Google, kenar çubuğu bağlantılarını, en üst düzeyde Spam olarak değerlendirmektedir.Bu tür bağlantılar vermek ve almak aynıdır.

Kenar çubuğunda yer alan bağlantılar, aslında arama motorları tarafından normal bir bağlantı olarak değerlendirilmez.

Burada şunu iyi bilmek gerekir. Google kenar çubuğunu nasıl değerlendiriyor?
Google için kenar çubuğu diye bir kavram yoktur. O sadece içeriğin tamamını bir sayfa olarak değerlendirir.

Google tarafından önem verilen bir diğer önemli şey ise, alaka düzeyidir.

Siz bir makaleyi okurken, makaleyi ayrı, kenar çubuğunu ayrı görebilirsiniz.

Ancak arama motorları için tamamı aynı sayfayı temsil eder. İşte sıkıntının kaynağı da tam bu nokta.

Sayfa içi SEO teknikleri hakkında yazılmış bu yazının bulunduğu sayfanın kenar çubuğunda, blogdan para kazanma yöntemleri hakkında yazılmış makale bağlantıları olsun.

Şimdi siz cevap verin, konuyla alaka düzeyi nedir?.

Hemen çıkma oranlarını düşürmek, insanların dikkatini çekmek için kullandığınız çok basit bir teknik, başınıza bela olabilir. Sonra “Beni sitem neden hiç yükselmiyor?” diye sorup durursunuz.

Ana sayfalar bu kategorinin dışındadır. Çünkü arama motorları, siteler için bir sunum sayfası şablonunu bilmekte bunu kabul etmektedir. Ana sayfada dikkat edilecek tek husus, bağlantı sayısının 100 den fazla olmamasıdır.

Yani bilmemiz gereken şey şudur. Kenar çubuğunda yer alan bağlantılar da sayfaya dahildir, ve konu ile alakalı olması gerekir.

O halde ne yapmalıyız?

Sitenizdeki her bir konu başlığı için zaten bir kategori eklediniz. Aynı kategorideki yayınlar, zaten birbiriyle alakalı olacaktır. Her kategori için ayrı kenar çubuğu ekleyebilirsiniz.

Manuel olarak çeşitli bağlantıları alaka düzeylerine bakarak ekleyebilirsiniz.

Dış bir siteye bağlantı verecekseniz, yazının konusu ile alakalı içerikleri için bağlantılar ekleyebilirsiniz.

Peki buna uymamak sitenizi çökertir mi?

Elbette çökertmez, ama birileri en üstlerde dolaşıp, SERP lerde kaymak yerken, siz altlarda ekşimik yemeye devam edersiniz.

Başarılı olmayı hedefliyorsanız, önce nasıl mükemmel bir siteye sahip olacağınızı bilmelisiniz ve bunu uygulamaya geçirmelisiniz. Facebook, Twitter, Google plus demeden dolaşıp içerik paylaşmak sadece günü kurtarmaya yarar.

Uzun vadede başarı için her şeyi en mükemmel haliyle uygulamaya odaklanmalısınız.

2

Yorumlar


Bir çok kişi blog sitesine yorum alabilmek için canla başla çalışıyor. Hatta karşılıklı yorumlaşma diye saçmalıklar bile var.

Koca adam gidip sezeryanla doğum konulu yazıya yorum yapıyor. Kendi sitesinde yazdığı konu ise web tasarımı.

İlgi duymadığın, bilgi sahibi olmadığın ve hatta seni hiç alakadar etmeyen bir konuya yorum yazmak, en basit tabirle komedidir.

Örneğin ben hiç televizyon izlemem, ve gidip bir dizi hakkında yazılan yazıya yorum yapmam. Veya hiç bilgisayar oyunu vs gibi şeyleri bilmem, haliyle bu konuda da yorum yapmam.

Peki durum bu olunca ortaya ne çıkıyor?.

Komedi bir yana, onca emek vermiş, makale yazmış olan blog yazarının emeği heba oluyor.

Neden mi?

Çünkü Google içerik ve yorumu birbirinden ayırır ve makalenin içeriği hakkında bilgi sahibi olmak için yorumları da kullanır.

Ne yazık ki çok az okuyucu değerli ve uzun yorumlar bırakır. 5000 kelimelik bir makale yazarsınız, ve aldığınız yorumlar şuna benzer.
“Güzel paylaşım”
“Faydalı bir yazı”
“Paylaşım için teşekkürler”
“Detaylı bir anlatım olmuş, tebrikler”
… ve dahası.

Şimdi bu yorumları kullanarak içeriğin ne hakkında olduğunu siz anlayın.

Neticede Google gibi bir bot değilsiniz, aklınız var.

Anlayamazsınız elbette, çünkü bu yorumların tamamı değersiz yorumlardır.

Peki sayfa içi SEO teknikleri arasına neden koydum bunu?.

Neticede insanların yerine siz yorum ekleyemezsiniz. (Kendi çalıp, kendi söyleyenler de yok değil tabi.)

Yapmanız gereken şey şudur.

  • Çok kısa, tek hecelik, 2 – 3 kelimeden oluşan yorumları yayımlamayın ve silin.
  • Diğer yorumlara cevap yazarken, yorumun içine anahtar kelimeler ekleyin.
  • Verdiğiniz cevaba anahtar kelimeleri eklerken kesinlikle doğal görünmesini sağlayın.

Yorumlar, sayfa içi SEO teknikleri arasında çok bilinmeyen, ama önemli bir yere sahiptir.

Önemli olan bir makaleye kaç yorum yapıldığı değildir, yapılan yorumun değeridir.

Değerli yorumların önemini ciddiye almalısınız. Organik trafiğiniz üzerinde %30 lara varan artışlar sağlayabilir.

3

İçeriğin video ile desteklenmesi


Videolar, insanları bir bilgiyi daha kolay öğrenmelerini sağlar. İnsan zihni metne kıyasla, görsel şeyleri daha kolay anlamaktadır.

Video içeriklerin sayfa içi seo teknikleri arasında yeri olmaması gerekir aslında.

Doğrusunu isterseniz yeri de yok zaten.

Peki ben neden ekledim?.

Bu sorunun cevabını birlikte bulalım.

Bir makale yazdınız, anahtar kelimeler kullandınız, görseller eklediniz, alt etiketleri vs derken mükemmel bir sayfa içi SEO yaptınız.

Peki bunun yerine sayfaya bir video gömersek ne yapabiliriz?.

Tabi ki hiç bir şey.

Peki o kadar mükemmel bir iş yerine neden videolar dan bahsediyoruz?.

SemRush tarafından 600.000 anahtar kelimeyle yapılan bir araştırmanın sonuçlarını daha önce yayımlamıştık.Bu araştırma, sitede geçirilen sürenin, ne kadar önemli bir sıralama kriteri olduğunu ortaya koymakta.

Şimdi bu araştırmada ortaya çıkan bu sonuçla, video eklemenin ne alakası var ona bakalım.

2000 kelimelik bir makale yazdığınızı düşünün. Makalenizi okumak için sayfaya giren kişi sayısını 100 kabul edelim. Her ziyaretçi yazıyı okumak için ortalama 4 dakika harcasın.

Bu sonuç bize, sitede geçirilen ortalama sürenin 4 dakika olduğunu gösterir.

Şimdi biz bu makalenin sonuna birde video ekledik diyelim. Aynı konuyu anlatmak için eklediğimiz videonun süresi 6 dakika olsun.

Şimdi biraz matematik yapalım.

Makaleyi okuyan 100 kişiden 10 tanesi videoyu da izlesin. Aynı konu olduğu için videonun ortalama 5 dakikasını izlediler varsayalım.

  • 100 kişi makaleyi okumak için ortalama 4 dakika harcadı. Yani sitede kaldı.
  • 100 kişinin 10 u, fazladan video izlemek için 5 dakika daha kaldı sitede

Hesap ortada.
(90 X 4)  + (10 X 9) / 100 = 4.5 dakika

Gördüğünüz gibi, ziyaretçilerin %10 u videoyu izlediğinde, yarım saniyelik bir artış ortaya çıkmakta.

Google sitede kalma süresini önemli bir sıralama kriteri olarak kullanmaktadır.

SERP lerde daha üst sıralarda yer almak için neden bu avantajı kullanmayasınız.
Bir makaleyi yazıp, hemen yayımla butonuna basmadan önce, konuyla ilgili bir video eklemeyi düşünmelisiniz. Bu sayfada kalma oranlarını ve haliyle sitenizin

SERP lerdeki yerinizi iyileştirmek için faydalı olabilir.

Sanırım bu maddeyi neden eklediğimi açıklayabildim. Bu konuda sizin düşüncelerinizi de bilmek isterim. Neticede bu Google tarafında açıklanmış bir strateji değil. Tamamen mantığımı kullanarak ortaya koyduğum bir yaklaşım. Ama doğru olduğunu da düşünüyorum.

4

Okunabilirlik düzeyi


Çok sıklıkla okuduğum, ve hiç anlam veremediğim bir konu var. Aslında bunun temel nedeni, insanların kibridir.

Ama konunun ne olduğunu açıklayalım önce.

Bir makale yazarken, imla kurallarına dikkat etmek gerekir. Evet buna katılıyorum. Ama kafayı da takıyorum.

İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde yaşayanlar yaklaşık 250 – 300 kelimeyle,

Anadolu da yaşayanlar yaklaşık 90 kelimeyle konuşmaktadır Türkçeyi. Ama birbirlerini anlamaktadırlar.

İnsanlar telefonda mesaj yazarken, slm, nbr, gibi tuhaf kısaltmalar kullanmaktadır. Ancak yine anlaşabilmektedir.

Aynı kişiler blog okumaya gelince, “orada virgül yok, burada parantez eksik, önce dil öğren” gibi, dilin kemiği yok cinsinden eleştiriler yapmaktadır. Bu tip şahısların amacı bellidir, ve kişilikleri de ortadadır zaten. Bu nedenle onların trollükleri bizi alakadar etmiyor.

Alakadar etmiyorsa neden anlatıyorum?.

Sayfa içi SEO teknikleri ile bunun ne alakası var?.

İnsanlar içeriğin okunabilir olmasından bahsedildiğinde, doğrudan imla kurallarını getiriyor akıllarına. Ve üstelik bunu SEO açısından çok önemli bir şey olarak anlatıyorlar.

Şimdi soruyorum size, “Google’ın bir gramer botu var mı?.”
“İçeriği tararken noktaya, virgüle dikkat ettiklerini açıklayan tek bir Goggle yetkilisinin yaptığı açıklama var mı?.”

Google sadece şunu istemektedir. “İçeriğin kolay okunur ve anlaşılır olmasını”

Örneğin her şey kelimesi, her durumda ve şartta ayrı yazılır. Ama siz bunu makalenizde bitişik yazdınız diyelim. Herşey olarak yazdınız.

Burada bir anlam değişimi var mı?.

Yada bitişik yazıldığında anlayışınızda bir sıkıntı oluyor mu?.

Hiç zannetmiyorum. Zaten birincide anlayıp, ikincide anlamıyorum derseniz, sizin sorununuz muhtemelen nörolojik dir.

Peki okunabilirlik düzeyini nasıl arttıracağız?

  • Kesinlikle kısa cümleler kurun
  • En fazla 5 cümlede bir yeni paragrafa geçin
  • Yazı içinde alt başlıklar kullanın
  • Listeler kullanın
  • Çok kullanılmayan kelimelerden uzak durun
  • Kısaltmalar kullanıyorsanız, açıklamasını da ekleyin
  • Daldan dala atlamayın
  • Alt başlığınız bitene kadar, o başlığın işaret ettiği şeyi yazın sadece
  • Yazı içinde kolay anlaşılır örnekler verin
  • Gerekli durumlarda ayırıcılar kullanın
  • Konuları çok genel işlemeyin. Her zaman daha dar çerçevede şeyler yazın.
  • Bilmediğiniz konularda, sadece hit kazanacağım düşüncesiyle yazmayın.
  • Gerektiğinde görselle kullanın
  • Konuyla alakasız görseller kullanmayın
  • Yazıya taşan reklam, banner gibi rahatsız edici şeylerden uzak durun
  • Yazı fontu ve arka plan renklerine dikkat edin
  • Çok kalabalık kenar çubuğu öğeleri kullanmayın
  • Korkakça, laf dolandırarak yazmayın
  • Ucuz bir pazarlamacı gibi yazmayın
  • Hitap ettiğiniz kitlenin anlayış düzeyine göre yazın
  • Yazı içinde hortlayan popuplar açılır pencereler kullanmayın

Arkadaşlar, kompleksli dangalakların söylediklerini bir kenara koyun, ve yazdığınız içeriği yayımlamadan önce okuyun.

Kolay okuyabildin mi?

Konu yeterince anlaşılır bir dille işlenmiş mi?

Cevap evetse, harikasınız!

5

Makale başlığı


Sayfa içi SEO teknikleri içinde bilinmeyen bir şey değil makale başlıkları. Ama kullanımı konusunda pek çok hata var. Buda bilen değil, bildiğini sananların çokluğunu gösterir.

Makale başlıları, sayfa içi SEO teknikleri içinde kral dır.

En başta okuyucuyu sayfaya çekecek olan şeydir.

Google arama sonuçlarında, sayfa başlıklarını 70 karaktere kadar göstermektedir. Ama bu konuda her hangi bir sınırlama koymamıştır. İsterseniz 100 kelime kullanın.

Bu arama sonuçları sayfasında başlığın daha yakışıklı görünmesiyle alakalıdır sadece.

Google makale başlıklarını göstermek için, maksimum 600 px ekran boyutunu esas almaktadır. Bu nedenle bu boyutu aşan karakterler görünmeyecektir.

Peki 70 karakter yazdığımızda düzgün görünür mü?

Bu kullandığımız karakterlere bağlıdır. Örneğin WWW şeklinde üç karakter varsa başlıkta, Google başlığın tamamını göstermeyecektir. Çünkü bu karakter fazla alan kaplamaktadır.

Başlıkların en mükemmel biçimde görünmesini istiyorsanız, 60 karakterle sınırlandırın. Bu durumda %90 oranında başlığın tamamı görünecektir.

Örneğin dar karakterlerin kullanıldığı bir başlık eklediğinizde, 80 karakter dahi olsa hepsi görünecektir. Örneğin alttaki görsel için kullandığım başlık, 80 karakterdir.

Sayfa içi SEO teknikleri – Başlık uzunluğu Şimdide 51 karakter kullanarak oluşturduğum başlığa bakalım.

Sayfa içi SEO teknikleri – Başlık uzunluğu Yukarıda 60 karakter kullandığınızda, sayfa başlığınız %90 tam görünecektir demiştim. Google 70 karakter önermektedir.

 Ama biz ikinci başlıkta 51 karakter ekledik, ve yine başlığımız tam çıkmadı. Yani kullandığımız karakterlerin genişliğini de hesaba katmamız gerekiyor.

Başlık konusunda sadece uzunluk değil önemli olan.

Başlıkların okuyucuyu çekmesi için de çalışmalıyız. Etkili başlık oluşturmayı bilmemiz gerekir. Dikkat çekici başlıklar, tıklanma oranını ciddi biçimde arttıracaktır.

Başlıkları ilginç yapma isterken, konuyla lakası olmayan kelimeler kullanmayın.

Başlığın net ve kısa olmasını sağlayın.

Başlıklar konusunda bir diğer önemli şey ise, fazla anahtar kelime kullanımıdır.

Başlıkta sadece birincil ve gerekiyorsa ikinci bir anahtar kelime kullanın. Başlık için tüm varyasyonları kullanmak gibi bir hata yapmayın.
Ben bu şekilde yapmıyorum, ama en ideal başlık biçimi örneği alttaki gibidir.

  • Birincil anahtar kelime-İkinci anahtar kelime-site adı
  • Birincil anahtar kelime- Güçlü kelime- Site adı

Bir diğer ideal başlık biçimi de şu şekildedir.

  • Birincil anahtar kelime – İkinci anahtar kelime – Güçlü kelime

Burada bahsettiğim güçlü kelime, insanları tıklamaya ikna edecek olan kelimelerdir.

Sayfa içi SEO teknikleri içinde kral dedik başlıklar için. Ama bunu kullanırken, krallığın zarara uğramaması lazım.

Bazı başlıklar var, baştan sona anahtar kelimelerle zorlanmış. Bu tip başlıklar, sitenizin sıralamasını olumsuz etkiler.

Anahtar kelimelerle zorlanmış, aşırıya kaçılmış başlık örneği alttaki görseldir.

Aşırıya kaçan başlıklar Başlık kullanırken, aşırıya kaçarak anahtar kelimelerle doldurursanız ne olur?.

  • Bir defa faydası olmaz, onu peşinen söyleyelim.
  • Google başlığını geçersiz kabul edip, meta açıklamanız yada makale başlangıcındaki cümleyi kullanabilir.

Başlığınız içerikle eşleşmiyor ise, Google içeriğinizi arama sonuçlarında göstermeyebilir.


Sayfa içi SEO teknikleri, en başta okuyucuyu gözetmek için vardır. Google okuyucuyu tatmin eden içeriklere her zaman yüksek sıralama vermektedir.

Bu optimizasyon için sadece Google algoritmalarını gözetmek enayilik olur. Biraz mantıkla hareket etmek, bazen yapacağınız en iyi SEO çalışması olabilir.

Bir yorum bırakın: 8 yorum