Blog Trafiğini Arttırmak İçin 13 Adım: Ölü Blogunuzu Canlandırın


Blog trafiğini arttırmak zorundasınız….. Çünkü başarıyı yakalamak için mutlak suretle kaliteli bir ziyaretçi kitlesine ihtiyacınız var.

Bir blog sahibi iseniz kesinlikle benimle aynı fikirdesiniz demektir.

Blog idare etmek göründüğü kadar kolay değildir.

Kitlenize istediği içeriği sunmalısınız. Onlarca, yüzlerce rakibiniz var, ve siz onlarla yarışmak, belkide savaşmak zorundasınız.

Ziyaretçilerinizi takipçilere, potansiyel müşterileri müşterilere dönüştürmelisiniz.

Kısacası, başarılı bir blog için yapmanız gereken pek çok önemli şey var. Bunu yaparken başarısız olan bir çok kişinin arasına katılmak istemezsiniz.

Bir çok kişi vazgeçiyor, çünkü bloglama da başarılı olabileceklerine dair umutlarını kaybediyorlar.

Bazı blog yazarları da zaman bulamadığı için, yada kaynakları tükendiği için bırakıyor.

Bloglamayı yarım bırakmanızın nedeni her ne olursa olsun, yinede onu canlandırabilirsiniz. Bu elbette çok kolay olmayacaktır, ama çok da karmaşık değil.

Sitenizi güncellemeyi bıraktığınızda, muhtemelen olacaklar şunlar dır:

  • Sıralamalarınızı kaybedersiniz.
  • Siz nasıl ki sitenizi terk ettiniz, kitleniz de sizi terk eder.
  • E-Posta listeniz büyümez.
  • Trafiği ciddi biçimde kaybedersiniz.

Tüm bunlar blogunuzun ölümle burun buruna olduğunu gösterir. Onu hayata döndürmek için, yeniden yazmaya başlamak yetmez.

Yeni içerik oluşturmanın çok daha ötesine geçmelisiniz ki, blog yeniden hayat bulsun. Ona hayat vermek için, blog trafiğini arttırmak gerekiyor.

Bu makale de, ölü blogunuzu hayata döndürmek, blog trafiğini arttırmak için izlemeniz gereken tüm adımları anlatacağım.

Blogunuz yeniden insanların okumaktan ve paylaşmaktan hoşlanacağı bir kimliğe bürünecek.

Peki hangi siteler için geçerli bu reçete?

  • Blogunuzu uzun süre terk ettiniz, çünkü başarılı olamayacağınızı düşündünüz.
  • Yazmak için kaynakların tükendi, ve mecburen uzak kaldın.
  • Uzun süredir blogla uğraşıyorsunuz, ama yeterince trafik alamıyorsunuz.
  • Trafiğiniz çok iyi iken hızla düşmeye başladı, işler kötü…

Bunlardan hangisi sizin durumunuza uyarsa uysun, hepsine birer doz bu reçeteyi yazıyorum.

İşte blog trafiğini arttırmak, sitenizi canlandırmak için yapmanız gerekenler:

1# Blog tasarımınızı değiştirin

Siteniz eskidir ama eskisi kadar ziyaretçi almıyorsunuz.

Yani eskiden var olan şey artık yok, yada daha azı var.

Blogunuzun tasarımı gerek görsellik, gerekse SEO açısından artık yeterli olmayabilir. Sitenize giren bir ziyaretçiyi etkilemek için, en fazla 6 saniye süreniz var. Bunda tasarımın payı büyüktür.

Blogununuzu canlandırmak istiyorsunuz, ve bunun için yeniden yazmaya başlamanız gerek. Ama bunu yapmadan önce temanızı kontrol edin.

İçerik sunmak için yeterince güçlü mü?.

SEO konusunda çok mu geri kalmış?.

Bir çok yerde okudum, blog siteleri için tasarım çok önemli değildir diye. Kesinlikle yalan.

İnsanların bir sitede kalmasındaki en büyük etken tasarımdır. Şık bir tasarım, her zaman siteniz için bir avantajdır.

Bir web sitesinin estetik görünümü ne kadar iyi ise, insanlar üzerindeki olumlu etkisi de o kadar yüksektir.

Yani özetle: Blog tasarımının ne kadar önemli olduğunu tartışmaya bile gerek yoktur.

Blog tasarımını iyileştirmek için yapmanız gerekenler:

  • Temanızı değiştirin. 

Sitenizin çirkin bir tasarımı varsa, yada amatör bir görünüme sahipse, ilk olarak temayı değiştirmelisiniz.

Kaliteli bir blog teması seçmeye gayret edin.

Şayet viral içeriğe sahip bir siteniz varsa, kesinlikle ona uygun bir tema seçmeniz gerekir.

  • Duyarlı tasarım kullanın. 

Temanız fena görünmüyor. Bu nedenle değiştirme gereği duymuyorsunuz diyelim.

O zaman, temanın duyarlı bir tasarıma sahip olup olmadığını kontrol edin.

Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle pek çok şey değişti. Blog sitenizin tasarımı da bu değişime ayak uydurmalıdır. Temanız mobil uyumlu değilse, her zamankinden daha fazla trafik kaybedeceksiniz demektir.

Temanızın mobil uyumlu olup olmadığını, Google’ın sunduğu bu araçla öğrenebilirsiniz.

Duyarlı tasarıma sahip olmayan siteler, Google sıralamasında da geri plana atılır.

  • Kenar çubuğunu değiştirin.

Reklamlardan yada satış ortaklığı bağlantılarından para kazanmıyorsanız, sitenizin bir kenar çubuğuna ihtiyacı yoktur.

Kenar çubuğunu tamamen kaldırmayı düşünün.

Kenar çubuğu okuyucunun dikkatini dağıtır, ve geri dönüşüm oranlarını düşürür. Okuyucunun içeriğinize odaklanmasını istiyorsanız, kenar çubuğu kullanmamak çok daha akıllıca olur.

Size şöyle bir istatistik vereyim:

1000 kişinin yalnızca 1 (bir) i kenar çubuğundaki içeriğe tıklar. Dolayısıyla kenar çubuğu sanıldığı kadar fayda sağlamaz.

Şimdi şunu diyenler olacaktır:

“Çok büyük siteler var ve onlar kenar çubuğu kullanıyorlar, ban neden kaldırayım?.”

Bende onlara diyorum ki: “Siteniz onların siteleri kadar büyük mü?.”

Dikkat!

Trafiği düşük, neredeyse ölü bir siteyi canlandıracaksınız.

İnsanların sizin kenar çubuğunuzla etkileşim kuracağını mı sanıyorsunuz?.

Ölü bir trafikle, kenar çubuğuna eklediğiniz E-Posta abonelik formunun işe yarayacağını mı düşünüyorsunuz?.

Ben öyle düşünmüyorum. Web sitenizin kenar çubuğunu kaldırmanız çok daha faydalı olacaktır. Ziyaretçilerin içeriğe odaklanmasını sağlamak, kullanıcı deneyimini geliştirmek ZORUNDASINIZ.

  • Navigasyonu basitleştirin. 

Kolay bir gezinme menüsü, her zaman çok daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlar.

Sitenizin navigayonu ne kadar karmaşık olursa, okuyucular o kadar çabuk sıkılır. Kimse samanlıkta iğne aramak istemez.

Gezinme menüsünü olabildiğince basit yapın. Açılır menülerden mümkün olduğunca kaçının ve çok fazla öge eklemeyin.

Gezinme menüsünde butonlar kullanmayın, bunun yerine her zaman bağlantılar kullanın. Butonlar arama motorlarının dostu değildir. Sitenizin sıralamasına da olumsuz tesir ederler.

Bir diğer önemli şey de, menünün duyarlı olmasıdır. Yani mobil cihazlarda tepki vermelidir. Aksi halde tüm çaban boşunadır.

  • Sitenin üst kısmında mail abonelik formu kullanın. 

Sitenizin üst kısmında Opt-İn alanı kullanmak, yani E-Posta abonelik formu kullanmak, geri dönüşüm oranlarını arttıracaktır.

Blogunuzu ziyaret eden kişilerin geri dönüşünü sağlamak istiyorsanız, bu alanı mutlaka kullanmalısınız.

Şayet temanız bu özelliğe sahipse hemen kullanmaya başlayın. Bu özelliği içermiyorsa dert etmeyin. Plugmatter WordPress eklentisini kullanarak bunu kolayca yapabilirsiniz.

2# Site hızını iyileştirin

İnsanlar 3 saniyeden daha geç yüklenen siteleri çabuk terk ederler.

Sitenizin hızlı bir biçimde yüklendiğinden emin olun. Yavaş yükleniyorsa, sitenizin ölümüne neden olan önemli bir sorun var demektir.

Ölmek üzere olan blogunuzu canlandırmak için, mutlaka hız optimizasyonu yapmalısınız. Ama önce sitenizin yeterince hızlı olup olmadığını kontrol edin.

Google Page Speed ile performansınızı ölçe bilirsiniz. Bunun dışında bir çok araç mevcuttur. Fakat ölçüm için kullandıkları lokasyonlar, sonuçların farklı çıkmasına neden olabilmekte.

Page Speed puanı %90 ve üzerinde çıkıyorsa, sitenizin bir hız problemi yok demektir.

Blog sitenizin hız optimizasyonu sadece masa üstü ile sınırlı değildir. Mobil cihazlarda da hızlı yüklendiğinden emin olun.

3# Teknik hataları kontrol edin

Blog yazmak o kadar kolay değil. Bazen inanılmaz SEO hataları yapabiliyoruz. Kimi zaman bilmeden, kimi zaman umursamazlıktan..

Bu hataları düzeltmek elbette çok önemli. 

Bunun dışında geç olmadan düzeltilmesi gereken çok önemli teknik hatalar olabilir.

  • Google Analytics ve Web Yöneticileri Kurulumu? 

Bu araçları, blog açtığınız ilk günden itibaren kullanmıyorsanız, boşa kürek çektiniz, zamanınızı boşa harcadınız demektir.

Google Analytics ve Google Web Yönetici araçları, hiç kuşkusuz Dünyada ki en güçlü SEO araçlarıdır. Tamamen ücretsiz olmaları ise, bu değeri katlayarak arttırmaktadır.

Bu araçları kullanarak, web sitenizin ziyaretçileri hakkında tonlarca bilgi alabilirsiniz.

Bir ziyaretçinin siteniz ile nasıl etkileşim kurduğunu görebilirsiniz.Nereden geldiklerini, hangi içeriği beğendiklerini, hangilerini hemen terk ettiklerini görebilirsiniz.

Tüm bu veriler, en doğru içerik stratejisini oluşturmanız açısından çok önemlidir. Bu hizmet paralı olsa, sanırım en pahalı SEO hizmeti olurdu.

  • Kırık bağlantıları düzeltin

Sitenizde her zaman kontrol etmeniz gereken bir şeydir kırık bağlantılar. Ama yeniden canlandırmak istediğiniz ölü bir site ise söz konusu olan, kırık bağlantıları düzeltmek dahada önemlidir.

İçerik oluşturmaya başlamadan önce, ölü ve kırık bağlantıları temizlemeniz gerekir.

Bunun için Google Web Yönetici araçlarını, yada WordPress eklentilerini kullanabilirsiniz.

Google Web Yönetici araçları ile tespit için, yönetici araçlarından tarama hatalarını kullanarak, kırık bağlantıları tespit edebilirsiniz.

WordPress eklentisi kullanarak bu sorundan kurtulmak isterseniz, Broken Link Checker eklentisi ile kolayca yapabilirsiniz.

Kırık linkleri tespit ettiğinizde:

  • Bağlantıyı kaldırın.
  • Bağlantıyı düzeltin.
  • Gerekiyorsa yönlendirin.

4# Güncel olmayan içeriği kaldırın yada düzenleyin

Güncelliğini yitirmiş, yada okuyucuya fazladan bir değer sunmayan tüm içeriği kaldırın, yada güncelleyin.

Yeni bir blog açtığınız da, ilk yazılarınız çok saçma ve faydasız olabilir. (Bunu hepimiz yapıyoruz.)

Böyle içerikler bulunuyorsa onları kaldırmak gerekir.

İçeriğin iyi veye kötü olduğunu nasıl anlarız?

  • 500 kelimeden daha az.
  • Geçerliliğini yitirmiş.
  • Okunaklı değil.
  • Hemen çıkma oranı çok yüksek.

Bu tür makaleleri güncelleyin, yada gerekiyorsa tamamen kaldırın.

5# Hakkında sayfasını yeniden düzenleyin

Ölü blogunuzu tekrar hayata döndürmek için çalışmaya başladığınız da, artık başka bir planla hareket edeceksiniz.

Bu durumda hakkında sayfanızın da güncellenmesi gerek. Sadece yeni kullanıcılar için değil, kendi blog yolculuğunuzu paylaşmanız içinde önemlidir.

Blogunuzu beğenenler, hakkınızda daha fazla bilgi edinmek isteyecek ve bu sayfayı okuyacaktır.

Hakkımda sayfası, iyi optimize edilirse, sitenizin en değerli sayfası olabilir.

6# Site içi bağlantıları kontrol edin

Yeni içerikler oluşturmaya başlamadan önce, eski yazıların birbirine bağlandığından emin olun. Enteresan bir biçimde, bazı blog yazarları dahili bağlantılar kullanmazlar. Oysa ki bu, Google da daha yüksek bir sıralama için yapılması gereken bir şeydir.

Dahili bağlantılar, okuyucuyu sitede daha fazla tutmaya, hemen çıkma oranlarını düşürmeye, ve okuyucuya daha derinlemesine bilgiler vermeye yarar.

Blog yazılarınızı düzgün bir biçimde birbirine bağlamak için, tüm yazılarınızı listeleyin, ve alakalı olanları birbirine bağlayın.

İçeriği çok fazla dahili bağlantı ile doldurmayın. Bu faydadan çok zarar getirir.

Ayrıca iç bağlantıların sürekli olarak yapılması gereken bir şey olduğunu unutmayın.

7# Başlıkları güncelleyin

Başlıkların berbat, ama sen bunu bilmiyorsun.

Başlıkları tek tek kontrol edin ve daha fazla kişi çekebilmek için değiştirin.

Unutmayın!

Başlık içeriğin okunmasını sağlar, yada mükemmel bir makalenin çöpe gitmesini.

Blogunuzdaki başlılar ne durumda?. Hangi başlıklar iyi, hangileri kötü…

Bunu anlamak için BAŞLIK ANALİZÖRÜ mükemmel bir araçtır.

Başlık analizörünü kullanırken, başlık için puanın en az 70 olmasına gayret edin. 70 i tutturana kadar denemeye devam edin.

İnanın 60 puanı bulmak kolay değil. Ama başarı istiyorsanız bunu mutlaka yapmalısınız. Başlık eklerken, 50 – 70 harf aralığında ve mümkünse 6 kelime olmasına dikkat edin.

Yanda başlık analizörünün verdiği sonuçlara bir örnek var. Görsel oluşturması için rastgele oluşturdum.

Örnek de gördüğünüz gibi, başlıkların tamamı sınıfta kaldı.

En az 60 puanı buluncaya kadar denemeye devam edin. Unutmayın, ölüye can vermeye çalışıyorsunuz. Bu noktada çok önemli adımlar atmanız ve elbette uğraşmanız gerekir.

Başlık oluştururken akıllı olmaya çalışmayın. Net ve ilgi çekici olmasına çalışın.

İyi başlık oluşturmak için bir kaç ipucu:

  1. Güçlü kelimeler kullanın.
  2. Başlıkta rakam kullanacaksanız, çift sayıları tercih edin. (5 yerine 12 gibi)
  3. Başlıkları 50 ile 70 karakter arasında oluşturun.
  4. Merak uyandıran manşetler kullanın.
  5. Okuyucuyu harekete geçirmek için, duygusal kelimeler kullanın.
  6. Başlıkları mükemmel hale getirmek için, pozitif abartıları, negatif olanlarla değiştirin.
  7. Tıklanma oranını arttırmak için, başlık da noktalama işaretleri kullanın.
  8. Sadece bir başlıkla yola çıkmayın. Farklı başlıklar oluşturun ve en iyisi ile devam edin.

8# Bir içerik stratejisi oluşturun

Büyük bir gayret gösterdiniz. Sitenizi mükemmel bir hale sokmak için, tüm teknik hataları giderdiniz. Güncellenmemiş yazıları güncellediniz, yada gerekiyorsa tamamen kaldırdınız. Başlıkları özelleştirdiniz, sayfanızı optimize ettiniz. Son olarak da site hızını arttırdınız.

Müthiş bir çaba.

Şimdi sıra içerik oluşturmaya geldi.

Ama acele etme, henüz o şamada değiliz.

Şimdi, bir içerik stratejisi oluşturmanın zamanı.

Bir çok blog yazarının başarısız olmasının nedeni, bir içerik stratejisine sahip olmamasıdır.

Aslında bir blog için bu çok önemli değildir. Fakat ölmek üzere olan bir site için önemlidir. Çünkü onu hayata döndürmek için daha farklı düşünmelisin.

İçerik stratejisi oluşturmak, bazen çok basit, bazen de fazlasıyla karmaşık olabilir. Ben işinize yarayacak, basit bir stratejiden bahsedeyim. Siz yine kendi stratejinizi oluşturmak isterseniz yapın.

İşte basit ve etkili bir içerik stratejisi:

  • Kitlenizi tanımlayın:

Öncelikle blogunuzu kimlerin ziyaret etmesini istediğinizi belirleyin. Bunu yaparken kesinlikle spesifik olmalısınız. Çünkü hedef kitlesini çok geniş tutmak, okuyucunuz için mükemmel içerik oluşturma şansınızı azaltır.

Bloglama ya yeni başlamışsanız yapmanız gereken tam olarak bir önceki cümledeki dir. Fakat daha önceden yayımlanmış yazılarınız varsa, biraz daha farklı hareket etmelisiniz.

Bu durumda, eski yazılarınızdan hangilerinin iyi trafik kazandırdığını ve fazla yorum aldığını tespit edin.

Daha sonra rakip gördüğünüz blogların bir listesini oluşturun ve ne tür yayınlar yaptıklarını inceleyin.

İncelemeniz sonucunda ortaya koymanız gereken şey şudur: Bu yayınların etkileyici yönleri nelerdir?.

  • Profesyonel düşünün:

Blog trafiğini arttırmak istiyorsunuz, çünkü blogunuz daha önce öldü yada hiç bir zaman istediğiniz gibi olmadı.

O halde her şey açık.

Sorun şu: Kimse içeriğinizi okumadı, yazdıklarınızla ilgilenen olmadı.

O zaman şu soruyu sorayım size:

Daha önce yazdıklarınızı kimse okumadı, şimdi aynı konular üzerine yazmaya devam etseniz!. Ama bu defa çok daha detaylı yazsanız, insanların okuyacağını mı düşünüyorsunuz?.

Yani aynı içerik türü ile yola devam…

Ben hiç öyle düşünmüyorum. İçeriğin yine okunmayacağını, blog trafiğini arttırmak için hiç bir faydası olmayacağını söylüyorum.

Yeni şeyler denemek zorundasınız. Niş dahilinde ki etkileyici şeyleri bulmalısınız.

Çok daha basit düşünelim:

Bir melemen yemeği yapmak istiyorsunuz, ama sadece sivri biber var elinizde. Üstelik bir kısmı da çürümüş.

Biberleri yıkamak size melemen yedirmez. Önce çürükleri ayıklamak zorundasınız. Sonra da domates ve yumurta almalısınız. Yoksa daha çok beklersiniz…

İçeriğiniz de buna benzer. Malzemeyi iyi kontrol edin.

  • Konuk yazarlığı düşünün:

Misafir yazarlık, blogunuzu dolaylı olarak büyütmenize yardımcı olan etkili bir yöntemdir.

Misafir yazarlık yapmanız için başlıca iki neden vardır.

  • Kendinizi ve içerik türünüzü daha fazla tanıtmak.
  • Sitenize bağlantı almak.

Blog trafiğini arttırmak için bu yolu önerdiğimize göre, bağlantı vermeyen bloglar da yazmanın bir anlamı yoktur.

Fakat bağlantı vermeyen bloglara yazmanın da avantajları olabilir.

Çok daha fazla trafiği olan, büyük sitelere yazmak için bir fırsat doğurabilir. Bu konuda kararı kendiniz vereceksiniz. Ama öncelikle bağlantı almaya odaklanın.

Misafir yazarlık için rakiplerinizin listesini oluşturun, ve onlara ulaşmaya çalışın. Öyle sıkı bir makale hazırlayın ki, size yok diyemesinler.

  • Röportajlar yapın:

Blog tarfiğini arttırmak için mükemmel bir yöntem de röportajlar yapmaktır. Niş dahilindeki önemli yazarlarla röportajlar yapmaya çalışın.

Özellikle kitleniz üzerinde etkili olan blog yazarları ile yapacağınız söyleşiler, siteniz için muazzam trafik kaynağı olacaktır.

Şayet mümkünse, video görüşmeleri yapmak, röportajı çok daha değerli kılacaktır.

9# Sayfa içi SEO'yu kontrol edin

Her ne kadar sayfa içi SEO doğrudan bir sıralama kriteri değildir dense de, tamamen göz ardı etmek yanlıştır.

Blog trafiğini arttırmak için her şeyi tam yapıp, SEO konusunu atlamak olmaz.

Eski yazılarınızı kontrol edip, arama motorları için daha iyi duruma getirin. Mükemmel bir biçimde optimize edilmiş bir sayfa, arama sonuçlarında biraz daha avantajlı olacaktır.

Doğru biçimde ve aşırı optimizasyona kaçmadan yapacağınız çalışma, içeriğinizin sıralamasını yükseltecektir. Bunu gördüğünüzde diğer içerikleri, her defasında aynı biçimde optimize etmelisiniz.

10# Anahtar kelimeleri yeniden seçin

Bir çok blog yazarının ortak hatasıdır.

Yanlış anahtar kelimeyi hedefleme…

İçeriğiniz iyidir, fakat doğru anahtar kelimeyi hedeflemediğiniz için başarısız olur.

Yanlış anahtar kelimelerin hedeflenmesi, genelde bilinçsizlikten olur. Daha fazla trafik kazanacağını sanan blog yazarları, yanlış hedef nedeniyle yerinde sayar.

Google Web yöneticisi sayfasını kullanarak, sitenizin durumuna bakın. Size ciddi trafik kazandıran içerikleri ve anahtar kelimeleri bulun. Onları daha iyi hale getirin.

Daha sonra yüksek gösterim alan, ama tıklanma oranı düşük içerikleri bulun. Bu içerikleri doğru anahtar kelime seçimi yaparak yeniden optimize edin.

Sitenize yüksek trafik sağlayan eski anahtar kelimeler varsa, onlara kesinlikle dokunmayın.

Bazen enteresan biçimde, hiç hesapta olmayan anahtar kelimeler büyük trafik kazandırabilir.

11# E-Posta listenizi kullanın

Bir E-Posta listeniz var mı?.

Şayet yoksa, siz zaten hep boşa kürek çekmişsiniz demektir.

Bir abone listeniz varsa, abonelerinize bomba içerikler bildirin. Listeniz ne kadar büyükse, geri dönüşünüz de o denli muhteşem olur.

E-Posta listeleri, en mükemmel trafik araçlarıdır.

Fakat siz bu konuyu şimdiye kadar ihmal ettiniz, öylemi?. Derhal aboneler toplamaya başlayın.

Her fırsatta söylüyorum, bir kez daha söyleyeceğim: “Bir sitenin büyüklüğü, e-mail abonelerinin sayısı kadardır.”

Büyük bir e-posta listesine sahip olduktan sonra, blog trafiğini arttırmak sizin için çocuk oyuncağı olacak.

12# E-Posta listenizi kullanın

Eski blogunuzu canlandırmaya çalışıyorsunuz, yada yeni blog için trafik kazanmaya. Yapılması gereken her şeyi yaptınız, sırada içerik oluşturmak var.

İçeriğinizi sosyal medyada paylaşın, e-mail abonelerine gönderin.

Hatta ücretsiz bir e-kitap oluşturup, insanları haberdar edin.

Özellikle açılış sayfanızı dikkat dağıtmayacak biçimde oluşturmalısınız. Okuyucuların kenar çubuğu, yada saçma sapan yerleştirilmiş reklamlarla dikkatini dağıtmayın.

13# Daha bilinçli SEO yapın

Günümüzde trafiğin neredeyse yarısını arama motorları yönlendirmektedir.

Bu nedenle arama motorları sonuç sayfalarında daha yüksek sıralama kapmak değerlidir. Bunu yapmanın da iki yolu vardır.

  • Reklam
  • SEO

Reklam konusuna girmiyorum, çünkü herkesin bütçesi müsait olmayabilir.

Ancak her site sahibi mutlaka SEO çalışması yapmalıdır. 

Bu güne kadar istediğiniz başarıyı yakalayamadıysanız, gözden geçirmeniz gereken önemli bir konuda kesinlikle SEO dur.


Bu makalede, blog trafiğini arttırmak konusuna değindik. Özellikle sitenizi yeniden canlandırmak istiyorsanız, mutlaka işinize yarayacaktır.

Uygulanması gereken adımlar gerçekten çok basit. Fakat sabırla ve doğru biçimde uygulandığında, mükemmel sonuçlar alacağınızdan kuşkunuz olmasın.

Şunu unutmayın:

Bir blog açmak çok kolaydır. Zor olan ona trafik kazandırmak, uzun vadede ciddi gelir sağlayan bir site haline getirmektir.

Bunu yapmak için çıktığınız yolda, kuşkusuz onlarca hata yapacaksınız. Zaman zaman şevkiniz kırılacak, vazgeçmek isteyeceksiniz. Ama şunu unutmayın, başarılı bir blog için çok çalışmalı, sabırlı olmalı ve uzun süreli düşünmelisiniz.

Blog trafiğini arttırmak için eski hatalarınızı tekrar etmeden, sabırla çalışmalısınız ve blogunuz için yatırım yapmaktan korkmamalısınız.

Her şeyi mükemmel bir biçimde yapsanız bile, unutmamanız gereken bir diğer önemli konu ise, insan faktörüdür. Bunu da dikkate aldığınızdan emin olun.

Mümkün olduğunca basit bir biçimde açıklamaya çalıştım. Umarım faydalanırsınız. Düşünce ve yorumlarınızla makaleye değer katmak isterseniz ne yapmanız gerektiğiniz biliyorsunuz.

Bir yorum bırakın: 19 yorum