Blog Yazıları Nasıl Paragraflara Sahip Olmalı ?

​Blog yazıları çok şeyi anlatabilir.

İşletmeniz, yada farklı bir amaç için çok faydalı olabilir.

Ancak her blog yazısı aynı etkiye sahip değildir. Blog yazıları, belli kriterleri taşıyan paragraflara sahip olmalıdır.

İlgili olduğum her konudaki blog yazılarını sıklıkla okuyorum. Bazı yazılardan müthiş derecede keyif alırken, bazılarının neyi anlatmak istediğini dahi çözemiyorum.

İkinci olarak bahsettiğim blog yazıları, içinde mutlaka olması gereken taşıyıcı paragrafları barındırmadığı için, okunması da, anlaşılması da son derece zor oluyor.

Bir blog yazısı, konuşma gibi düşünülmelidir. Bazı çok kötü konuşmalar vardır, eveleyip geveleyen, aynı şeyi onlarca defa söyleyip, yinede ana konuya değinemeyen kişileri düşünün. Taşıyıcı paragrafları bulunmayan blog yazıları da, bu tür konuşmalara benzer.

Kimsenin bir şey anlamadığı, odağının ne olduğu belli olmayan blog yazıları yazmak istemiyorsanız, yazınızın sahip olması gereken paragrafları bilmelisiniz.

Fazlaca uzatmadan, bir blog yazısında mutlaka bulunması gereken paragraf türlerine geçelim.

Blog yazıları hangi paragraflara sahip olmalıdır?

Blog yazarken kullanacağımız, dört temel paragraf modeli vardır.

Bunlar, anlatım, tanımlayıcı, açıklayıcı ve ikna edici paragraflar dır.

Anlatım, makalenin bütünlüğünü de kapsar, ve aynı zamanda edebi yönüdür diyebiliriz.
Şimdi bu paragrafların nasıl kullanılması gerektiğine, ve ne işe yaradıklarına bakalım.

1

Açıklayıcı paragraflar


Bunlar, bilgi vermek amacıyla kullanılan paragraflar dır.

Bir konuyu, teknik bir detayı veya bir işin nasıl yapıldığını anlatmaya yararlar.

Burada önemli olan şey, bilgiyi mümkün olduğunca açık ve net olarak vermektir.

Özellikle teknik konularda bilgiler vermeniz gerekiyorsa, konunun herkesce kolay anlaşılması için açıklayıcı paragrafları mutlaka kullanmanız gerekir.

Yalnızca teknik detaylarla dolu, hiç bir açıklayıcı paragrafa sahip olmayan blog yazısı eksiktir. Eksiktir, çünkü o yazı sadece küçük bir azınlığın okuyabileceği düzeydedir.

Körü körüne SEO çalışması yapan bir çok sitenin düştüğü vahim bir hatadır bu.

Açıklayıcı paragraflar, makalemizin temel öğelerinden birisidir ve mutlaka kullanılmalıdır

2

İkna edici paragraflar


Blog yazıları için ikna edici paragraflar, açıklayıcı paragraflardan çok daha fazla önemlidir.

Kitlenin düşüncesini, yazarın istediği şekilde yönlendirmek için, genellikle benzetmeler, metaforlar gibi retorik (Söz söyleme sanatı) öğeler kullanarak desteklenir.

Burada çok önemli bir nokta vardır. İkna edici paraflar kullanmak için, konuyu gerçekten iyi araştırmak şarttır. Hakkında hiç bir araştırma yapmadan, kitlenizi belli bir düşünce için ikna etmeye çalışmak, pek ahlaklı bir durum değildir.

3

Anlatım ve destekleyici paragraflar


Yazdığınız paragraf türü ne olursa olsun, yol gösterecek bir konu cümlesinin olması önemlidir.

Okuyucu makaleyi okurken, hangi konuya dair bir makale okuduğunu her an hissetmeli. Daldan dala konan, bir sonraki paragrafta neyin geleceği belli olmayan makaleler, takipçi kazanabilmeniz açısından sizi dezavantajlı duruma düşürecektir.

Anlatım, yazının ilk kelimesinden, son noktasına kadar giden bir süreçtir. Bu sürecin okuyucu açısından en verimli biçimde geçmesi için, destekleyici paragrafların kullanımı önemlidir.

Blog yazıları tıp kitaplarına benzememelidir. Yada her hangi bir akademik makaleye.

Eminim ki o ukalalar dan biride mutlaka size denk gelmiştir.

Hani, “Bu kelime böyle değil, şöyle yazılır. Yazının hiç edebi yönü yok. Önce doğru dil bilgisi..” türünden yorumlarda bulunanlar var ya, onları kast ediyorum.

Hiç birine takılmayın.

Tüm samimiyetimle, çok açık ve net söylüyorum ki, Bir halt bildikleri yok. Yazdıkları yorumlar, oturmamış kişiliklerinin yansıması yalnızca.”

Şimdi durup dururken bunu neden söyledim?.

Anlatım, bunu söylememin tek nedeni anlatım.

Anlatımınız basit ve mümkün olduğunca herkesin anlayacağı düzeyde olsun.

Gereken sadece bu, dil bilgisi değil.

Örneğin her şey her durumda ayrı yazılır. Ancak bitişik yazsanız da herkes bunu anlar. Yani bunda bir sorun yok. Sorun, mananın değiştiği, farklı anlayışlara neden olacak cümle yapılarını kullanmaktır.

Burada yeri gelmişken bir not ekleyelim.

Mükemmel dil bilgisi, SEO açısından hiç bir önem arz etmez. Aksini söyleyen herkesle, sabahlara kadar tartışırım bu konuyu. Burada tek önemli olan şey,  anlatımdır. Yazdıklarınız ne kadar çok kişi tarafından anlaşılıyorsa, SEO açısından da o kadar iyi bir iş çıkardınız demektir.

Anlatım pargaraflarının bir diğer önemi de, aynı konu içinde farklı bir alt başlığa geçişi sağlamasıdır. Böylelikle yazı içinde kopmaların önüne geçmiş oluruz.

Destekleyici paragraflar ise, alt başlığa, veya aynı konudaki farklı bir detaya geçiş den sonra, konunun detaylarının açıklandığı paragraflar dır.

Bunu çok basit bir örnekle açıklayalım:
WordPress AMP kurulumu ile alakalı bir makale yazdığımızı düşünelim.  Bu makale de şöyle bir cümle olsun.

“AMP kurmanızı bu aşamada tavsiye etmiyorum.”

Bu cümle tek başına bir paragraf olmalıdır. Okuyucuyu yazının devamını okumaya sevk eden bir yapıdadır aynı zamanda.

Şimdi bu paragrafın ardından destekleyici bir paragrafın gelmesi gerekir. Ona da şöyle bir örnek verelim.

AMP kurulumunu yaptıktan bir ay sonra, sitenizden AMP yi kaldırmak isterseniz, sizi ciddi sorunlar bekliyor demektir.”

Destekleyici paragrafımız, hem yazının devamını okumaya, hemde konuya geçiş sağlayan paragrafı desteklemeye yarıyor. Yani bir üstteki paragrafdaki muhtemel  

Neden? sorusuna yanıt veriyor.

Paragraflar arasındaki ilişkiyi kurmaya yarayan cümleler doğru kullanılırsa, içeriğinizin okunma oranları da artacaktır.

Blog yazısında paragraf uzunlukları nasıl olmalıdır?

Ne yazık ki blog yazıları, çokça okunan değil, çokça göz atılan yazılardır.

İnsanlar yazı okumayı aynı oranda sevmezler, hatta bazıları hiç sevmez.

Genellikle bir kaç paragrafa göz atıp, konunun bütünü hakkında hükme varmaya çalışırlar. Bu sayede yetersiz yada yanlış bilgiyle dolan bir çok blog yazarı, cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışıp, sonrada sitelerine satılık tabelası asarlar. O da kim ne verirse o fiyata gider.

Blog yazıları temel paragraflara mutlaka sahip olmadır, ancak bu paragraflar mümkün olduğunda kısa olmalıdır.

Bazen tek bir cümle yeter.

Bazı durumlarda bu fazla olabilir elbette, ancak maksimum 5 cümleyi aşmamaya çalışmak gerekir.
Paragrafların kısa olmasının temel olarak iki faydası vardır.

  • Okuyucuyu sıkmadan, daha rahat okuması için imkan sağlar.
  • Yazı içinde aşırı tekrarlar yapmanızın önüne geçer.

Paragrafları kısa tutmak için temel bir kuraldan söz edebiliriz.

O kural şudur: Fikirlerinizi paragrafın başında belirtin.

Bazen bu fikirler çok yönlü olabilir. O zaman da her bir yönü için bir paragraf kullanın.

Sayfa içi SEO konusunda bildiğimiz temel şeylerin dışında, blog yazıları için taşıyıcı paragraflar kullanmak ve paragraf uzunluklarını iyi ayarlamak konularına da kesinlikle dikkat etmemiz gerekir.


Burada bahsedilen şeylerin çok önemsiz ve basit olduklarını düşünebilirsiniz. Ancak bu bir hata olur.

Burada blog yazıları için olmazsa olmaz diye bir kaideden bahsetmiyoruz. İstediğiniz gibi yazabilirsiniz.

İsterseniz 1000 kelimeyi tek bir paragrafta yazın, ve her makaleniz akademik bir çalışma gibi olsun.

Yeter ki bunu yaptığınızda, neden hiç takipçim yok, neden kimse yazılarımı okumuyor, neden trafik kazanamıyorum gibi sızlanmalarınız olmasın.

Mükemmellik çoğu zaman basitlikte gizlidir. Küçük gibi görünen bazı detaylar, bütünü ayakta tutan şeylerdir.

Bir yorum bırakın: 9 yorum