Blogunuz Yeterince Başarılı Değilse Nasıl Motive Olmalısınız?

Blog yazmaya karar verdiğinizde, muhtemelen en çok istediğiniz şey başarılı olmaktır. Zaten aksini düşünerek blog yazmaya başlamak anlamsız olurdu.

Bazen şunu duyuyorum:
“Benim için ziyaretçi önemli değil. Okusalar da olur, okumasalar da…”

Bu bana hiç bir zaman inandırıcı gelmemiştir.

Neden mi?.

Bir müteahhit düşünün, sürekli inşaat yapıyor. Daireler, gökdelenler vs.. Ama yaptıkları satılmıyor. Ve bu kişi şunu söylüyor. “Önemli değil satılmasın. Zaten ben satılsın diye yapmıyorum ki. Satılsa da olur, satılmasa da.”

Bu size hiç inandırıcı geldi mi?.

Yeni bir blog sitesi açmış ve ilk yazısını yayımlamış olan tüm bloggerlar, gün içinde bir kaç kez iş güç arasında siteye girip bakar. Yazdıklarının insanlar tarafından ne kadar ilgi gördüğünü görmeyi umar.

Ama hiç de öyle olmaz. Nereden mi biliyorum?.

Yıllar önce aynı şeyi ben yaşadım. İlk yazımı yayımladım, ve gün içinde defalarca siteye girip baktım. İkincisi, üçüncüsü, dördüncüsü sürüp gitti.

Dürüst olmak gerekirse, o sitede yazdığım hiç bir yazıdan umduğumu bulamadım. Bir yıl boyunca boşuna çabaladım ve sonunda siteyi kapattım.

Benim yaşadığım şeyi hali hazırda yaşamaya devam eden bir çok kişi var, bunu bilmek için kahin olmaya gerek yok. Bu aslında kısır bir döngü ve durdurmanın imkanı yok.

Geçen yıllar ve bana çok şey öğretti. Belki de artık kırklı yaşlara adım atmanın verdiği bir şey bu, ama ben daha ziyade tecrübe olarak görüyorum bunu.

Blog yazmaya başladığım günden bu yana, en önemli şeyin kişinin kendini doğru motive etmesi gerektiğini çok iyi anladım. Çünkü yazmak gerçekten motivasyon işidir.

Bu makalede, blog yazarlarının motivasyonunu düşüren şeylerden ve çözümlerinden bahsedeceğim.

İşler yolunda gitmediğinde, blog yazarlarının kendi kendilerine, pes etmeye zemin hazırlamak uydurdukları şeyler, onların bu işi bırakmalarına neden olan şeylerdir. Bunlardan en çok karşılaşılanları sıraladım.

1

Benim gibi zaten 1 milyon tane var


Çok fazla blog yazarı olduğu için, sizin onların arasında yer almanızın imkansız olduğunu mu düşünüyorsunuz?.

Peki çok fazla otel, restoran, kuaför, market, taksi, otobüs vs vs yok mu?.

Yada çok fazla yazar, şair, şarkıcı, bestekar yok mu?.

Neden çok fazla blog yazarı olmasın?.

Diğer blog yazanlardan eksik olan yanınız ne ki?.

Okuma yazma mı bilmiyorsunuz?.

Sizi bu düşünceye iten en önemli şey, “Ben biliyorum” havasına girmektir.

Unutmayın, bilginin sınırı yoktur. Üstelik sürekli güncellenen bir şeydir.
Tarih yalnızca aptallar için tekerrür eder. Akıllılar ondan ders alıp, geçmişte başkalarının yaptığı hataları tekrarlamazlar.

Onlarca, yüzlerce, binlerce blog yazarı, her şeyi bildiklerini sanarak, kendilerinden öncekilerin düştükleri hatalara düşmüşlerdir. Ve nihayetinde “Benim gibi 1 milyon tane var, onların arasında olmak imkansız…”  deyip, kendi bahanelerine sarılıp kaybolmuşlardır.

Sizde onlardan olmamak için, tecrübelere güvenin, ve değil 1 milyon, 10 milyon tane de olsa, onlarla rekabet edebileceğinize inanın.

Her yaz onlarca hareketli şarkı çıkıyor, hepsinde nota ve söz var. Başak bir şey yok. Ama sunum farkı var, tını farkı var, hedeflenen kitle farkı var. Sizde onlar gibi olun.
Sizinle aynı kulvardaki diğer yazarlara göre farklı şeyler ortaya koyabileceğinize inanın.
Çok daha basit düşünün.

İki kişide aynı fıkrayı anlatıyor, ama ilkine hiç gülmezken, ikincisine katılarak gülüyorsunuz, neden?.

Sizde o ikinci kişi olmaya bakın. Kendinizi küçümsemeyin ve o bir milyon kişiye meydan okuma cesareti gösterin.

2

Blog yazmaya devam etmek zor


Özellikle en başlarda, en fazla sıkıntı çekilen şey yazmaya devam etmektir.

Çünkü çok fazla zaman ayırmanız, çok çabalamanız gerekir. Bu kolay değildir ve gerçekten yorucudur.

Genellikle bu tükenmişlik hissini ilk bir kaç ayın sonunda hissedebilirsiniz.

İlk blougumu saymıyorum bile, ikinci blogum da bunu fazlasıyla hissettim.

Yazmaya devam etmekte zorlandım, çünkü yanlış bir niş seçimi yapmıştım, ve bildiklerim tükenmişti.

Bir süre çeşitli konularda araştırmalar yapıp yazmaya çalıştım, ama hiç bilediğim konularda ne kadar araştırma yaparsam yapayım yeterli olamadım. Bildiğim konularda ise yeni konu başlıkları bulamaz oldum.

Neticede o siteyi de kapattım.

Öğrendiğim şey şuydu:

Blog için doğru niş seçimi yapmak çok önemliydi. Ayrıca yeni konular bulmanın yollarını da iyi bilmek gerekiyordu.
Aynı hataya düşerseniz, yazmak kolay değil bahanesine sığınıp, web çöplüğüne yeni bir site katarsınız.

3

Benim hiç takipçim yok


Blogunuz için günü birlik ziyaretçiler bulabilirsiniz. Bir gün, iki gün, üç gün, yada diyelim ki 30 gün. Bunu sağlamak için sürekli zaman harcamalısınız.

Sosyal medya faresi olmak için mi blog yazmaya başladınız?.

Hiç sanmıyorum.

Bir kaç kişilik trafik almak için, sürekli sosyal medyada zaman harcamak hiç akıllıca değil.

Peki sosyal medyayı kullanmanız yanlış mı?

Elbette değil.

Ancak trafiğiniz sadece sosyal medyada günü birlik uğraşlara kalmışsa, asla takipçi kazanamazsınız.

  • İnsanların sizi takip etmeleri için bir sebep var mı?
  • Sen kendi blogunu okusaydın, takip etmek için ne gibi bir nedenin olurdu?
  • Sitenizde epik içerikler oluşturuyor musunuz?
  • Okuyucuların sorunlarıyla ilgileniyor musunuz?
  • Bir çok blog yazarı ki bunlardan bazılarına ben blog yazarı demiyorum, okuyucu için değil, arama motorları ve günü birlik trafik için yazıyor.

    Siz kendi içinizde samimi olmazsanız, kimse sizi takip etmez.

    Takipçi kazanmanın temeli elbette sürekli yazmaktır. Ama sadece yazarak takipçi kazanamazsınız.

    Kendi duruşunuz olmalı, kendi kelimeleriniz, kendi bakış açınız olmalı. Doyurucu ve olabildiğince detaylı makaleler yazmalısınız.

    Epik içerikler üretmeye odaklanın. Yazmayı düşünmek yerine takipçilere odaklanmayın. Bunu yaptığınızda insanlar içeriğinizi fark edecektir ve emin olun ciddi takipçi sayılarına ulaşacaksınız.

    4

    Kimse beni takdir etmiyor


    Takdir almak için, önce başkalarını takdir etmeyi bilmelisiniz.

    Blogculuk her ne kadar yazmaya dayalı olsa da, bir noktada sosyal bir oyundur.

    Her gün en az 5-6 blog yazısı okuyun. Bunlardan beğendiklerinize yorumlar yapın. İnsanlarla etkileşim halinde olmaya gayret edin.

    Sonuna kadar okuyup, değerli bilgiler aldığınız bir makale için, iki satır yorum yapmaya gerek duymuyorsanız, kimse de sizi takdir etmeye gerek duymaz.

    Okuyucularınızdan aldığınız maillere cevap vermeniz de çok önemlidir. Onlara gereği gibi geri dönüş yapmayı ihmal etmeyin.

    Bu makaleyi yazmaya başlamadan hemen önce, çeşitli konularda gönderilmiş 30 kadar maile tek tek ve detaylıca cevaplar verdim. Mailer den birisi, çözüme kavuşması gereken bir problemle alakalıydı. Bilgim dahilinde bir konu olduğu için, çözüme ulaşana kadar uğraştık. Haliyle bu makaleye başlamam bir gün sonraya kaldı.

    Ama bir şey kaybetmedim, aksine kazandım.

    Okuyucunuzu her zaman dikkate alın ve onları düşünerek hareket edin. Kendim için yazıyorum yalanına sığınmak ve siteniz kapatmak zorunda kalırsınız sonra.

    5

    Para kazanamıyorum


    Blog yazarlarının bir kısmı, tam zamanlı olarak sadece bu işi yapmaktadır.

    Sadece kendilerine değil, başkalarına da para kazandırmaktadır aynı zamanda.

    İçerik yazarları, editörler, grafik tasarımcıları gibi pek çok alandan kişiler için birer istihdam alanı olmaktalar.

    Onlar nasıl kazanıyor?

    Evet onların iki beyni, dört eli ve sekiz bacağı var.

    Bir defa şunu aklınıza yerleştirin.

    Blog açar açmaz büyük paralar kazanamazsınız. Ama akıllı bir planlama ile uzun vadede sadece blog yazarak geçiminizi sağlayabilir, hatta çok daha yüksek kaliteli bir hayata adım atabilirsiniz.

    Blogunuzun biraz mesafe kat etmesine imkan tanıyın. Sabırlı olun biraz. Sonra bakın, ne kadar doğru işler yapıyorsunuz?, yada neleri yanlış yapıyorsunuz?.

    Blog sitesinden para kazanmanın en kolay yolu hiç kuşkusuz, AdSense reklamları dır. Ama en iyi para kazanma yöntemi satış ortaklığı yapmaktır.

    Bunların dışında kendi ürünlerinizi satmak gibi bir imkanınız varsa, blogunuz iyi bir yönetimle size çok iyi paralar kazandırabilir.

    Makalelerinizi diğerlerinden farklı bir biçimde yazmayı ve sunmayı başardığınızda, aklınıza bile gelmeyen yollardan para kazanabilirsiniz.

    Örneğin ben yabancı siteler için makaleler yazarak iyi paralar kazanıyorum. İlk başlarda mailime bu tür teklifler geldiğinde tereddüt ettim. “Ne alaka” dedim.

    Çünkü ben Türkçe bir sitede yazıyorum. Yabancı birinin benden ücreti karşılığı makale istemesi garip geldi. Daha doğrusu garip olan, para kazanmak için böyle bir şey yapmayı hiç düşünmemiştim.

    Yine kendi ülkemizden bazı siteler için yazılar da yazdım.

    Burada şunu belirtmem lazım, yabancılar bu konuda çok daha, hatta kat kat daha cömertler

    Önce yazmaya odaklanın, para kazanmak için kanallarınız olsun, bunları ilk günden itibaren sitenize ekleyin. Ama hemen ben kazanamıyorum diye kestirip atmayın.
    Bunun yerine neyi eksik yaptığınızı düşünün.

    6

    Beni motive edecek kimse yok


    Nasıl bir şey bekliyorsun?.

    “Sen dünyanın en iyi blog yazarısın.”

    “Yürü be aslanım, yürü be koçum…”

    Bunu mu bekliyorsun?

    Sen insanların umurunda bile değilsin, belkide hiç bir zaman olmayacaksın.

    Türkçe ye çok hakimsin, BANA NE!

    Uzun boylusun, BANA NE!

    Her gün 10 makale yazıyorsun, BANA NE!

    Ben evlenmek için birini aramıyorum. Bir konuda bilgi almanın peşindeyim, ve senin yazdığın şey ne kadar doyurucu ben ona bakarım.

    Motive edilmek istiyorsan, iyi makaleler yaz, epik içerikler üret, seni takip ederim. Tavsiye ettiğin ürünleri alırım, yazılarına yorum yaparım, mail atarım vs vs…
    Sen kimsenin umurunda değilsin, sen yazdıklarınla varsın. Bir çocuk gibi şımartılmayı bekliyorsan, blog yazmaya başlamak için önce büyümelisin.

    7

    Kimse benimle iletişime geçmiyor


    Şundan çok eminim.
    Bir çok blog yazarı, yıllar içerisinde hiç kimseden mail almamıştır.

    Bu motivasyon açısından da olumsuz bir durumdur.

    En baştan itibaren bir mail listesi oluşturmalısınız. Mail abonelikleri toplamak için bir çok eklentivar. Bunlardan birini kullanarak, kendinize bir liste oluşturun.

    Takipçilerinize düzenli olarak mailler gönderin. Onlara sadece içeriğinizi göndermeyin. Her konuda sizinle iletişime geçebileceklerini bildirin.

    Sitenizde görünür bir biçimde, iletişim için kullanılacak bir mail adresi ekleyin.
    İletişim formlarından bahsetmiyorum. Ben artık sitemde bir iletişim formu kullanmıyorum. Uzun süre kullandım ve pek bir işe yaradığını görmedim.

    Ayda yılda gelen bir kaç bildirim dışında hiç bir işe yaradığını görmedim.

    Muhtemel ki, insanlara pek sıcak gelmiyor iletişim kutuları.

    Daha sonra sitede kenar çubuğuna yada alt bölüme iletişim için bir mail adresi ekledim. En az mail aldığım günlerde bile, 8-10 tane mail alıyorum şimdi.

    Bunlardan bazıları destek isteyen mailler, bazıları takdir belirten, bazıları “şu konuda da yazar mısın?” türünden mailler. Arada bir hakaret içerenler de yok değil. Onları hiç üşenmeden savcılıklarda değerlendiriyorum zaten.

    İnsanların sizinle iletişim kurması, artı bir motivasyondur. Ama bu olmuyor diye yazmayı bırakmak, vaz geçmek çok anlamsızdır. Uzun dönemde bunun da olacağından şüpheniz olmasın.


    • Blog yazarı sabırlı olmalıdır.
    • Epik içerikler üretmeye odaklanmalısınız.
    • İnsanları takdir etmeyi bilmelisiniz.
    • Para kazanmak için acele etmemelisiniz.
    • İnsanlar için yazdığınızın bilincinde olmalısınız.
    • Ve en önemlisi, ben artık her şeyi biliyorum havasında olmamalısınız

    Çok samimi söylüyorum: “Abi bu WordPress diyorlar ya, o ne oluyor?.” diye bana soran birisi, bir hafta sonra, bana WordPress sitem için nasıl trafik kazanacağımı anlattı. Kendi sitesini de o gün kurmuştu.

    He dedim geçtim elbette, inanın merak edip sitesine bile bakmadım.

    Çünkü daha cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışan birinden öğrenecek bir şeyi olamaz kimsenin. Siz siz olun asla onlardan olmayın.

    Blog yazmak konusunda sizi motive den şeyler neler?.
    Motivasyonunuzu en fazla düşüren şeyler nedir, onlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?.

    Bir yorum bırakın: 10 yorum