Ziyaretçileri sitenizde tutmak için cevaplamanız gereken 3 soru

Blogunuz için daha fazla trafik daha fazla abone istiyorsunuz.Bunun için en başta yapmanız gereken şey, ziyaretçileri sitenizde tutmak.

Yapman gereken her şeyi yapıyorsun.

Harika içerikler yayımlıyor sun, sosyal medyada çok iyi bir yönetim sergiliyorsun.

Diğer blog yazarlarıyla etkileşim içinde kalmaya çalışıyorsunuz.

Ama okuyucularınız hala istediğiniz seviyede değil.

Sadece bir blog yazarı olarak çalışmak, blog siteniz üzerinden para kazanmak gibi hayallerle yola çıktınız. Ama ilk yazınızı yayımladığınız andan itibaren hayalleriniz sizden uzaklaşmaya başladı.

Peki ne oluyor?.

Sorun ne?.

Blogunuza trafik çekseniz bile, insanlar abone olmuyor.

Ve abone olmalarsa geri gelmezler….

Durum böyle olduğunda, daha fazla trafik çekmek için ne kadar çabalasanız da faydası olmaz.
Değişmesi gereken başka şeyler var muhtemelen.

Sizin trafik endişesini bırakıp, başka şeylere odaklanmanız gerekiyor.

Trafik endişesiyle dikkatinizi dağıtmayın

Blog için aboneler toplamak yerine, trafiğe odaklanmak amatör bir hata dır.

Yırtık bir şemsiye ile yağmurdan korunamazsınız.

Trafik endişesini bir kenara bırakıp, ziyaretçilerinizi aboneler haline dönüştürmeye odaklanmalısınız.

Ama burada çok büyük bir sorun çıkıyor karşınıza:

Dönüşüm optimizasyonları hakkında okuduklarınız, bunu yapabilmek için, çok üst düzey bir teknik bilgi ve dehşet düzeyde uzmanlık gerektirdiğine işaret ediyor.

Şimdi hepsini unut, rahat ol.

Abone listenizi büyütmek için çalışmanız gerekir. Bunun aksini düşünemezsiniz. Ama bu çalışma öyle üst düzey bir uzmanlık gerektirmez.

Ziyaretçilerin blogunuza geldiğinde kendilerine neyi sorduklarına odaklanmanız yeterlidir.

Bunun için kendinizi onların yerine koyun ve 3 soruya cevap verin.

3 sorudan tekine bile hayır cevabı vermezseniz, işler yolunda demektir.

Ama bir hayır bile ziyaretçilerinizin sizi terk etmesine neden olabilir.

Ziyaretçileri sitenizde tutmak için, dönüşüm optimizasyonunu çok iyi yapmak gerekir. Elbette bunun için doğru soruları sormak gerek.

Çoğu blog yazarı, ziyaretçilerin geri dönüşünü sağlamak konusunda başarısız dır. Bunun nedeni doğru soruların ne olduğunu bilmemektir.

Doğru soruları bilmeden yapılan dönüşüm optimizasyonu, karmaşadan başka bir şeye yaramaz.

Ziyaretçileri sitenizde tutmak için sormanız gereken soruları merak ediyor musunuz?.

O halde okumaya devam edin.

Soruları ziyaretçilerin gözünden kendi kendinize sorun…

1

Benimle alakalı mı?


İnsanlara sitenizin nişini göstermek için sadece 3 saniyeniz var.

Sitenize gelen ziyaretçi, öncelikle sitenizin ne hakkında olduğuna dikkat eder.

Bu aslında bilinç altında sorulan ve cevap arayan bir sorudur çoğu kez. Ama ziyaretçinin sitede kalmasına yada hemen terk etmesine yol açar.

İnternet çok hızlı bir döngüdür, ve her şeyin tonlarca alternatifi vardır. İnsanlar başka şeyler saatlerini boşa harcayabilir, ama iş İnternet’e gelince durum başkalaşır.

Kimse bir sitenin ne hakkında olduğunu anlamak için zaman harcamak istemez.

Blogunuzun neyle alakalı olduğunu onlara göstermek sizin işinizdir. Bunu anladıklarında, kendi işlerine yarayıp yaramayacağına bakarlar. Bu süreç yine çok hızlı olur.

Şayet cevapları evet olursa sitede kalırlar, hayır olursa anında terk ederler.

Bu bölümün çok kolay olduğunu düşünüyorsun muhtemelen.

Şu anda kendi sitenin neyle alakalı olduğunun çok net bir şekilde anlaşıldığını, ve insanlarında kolayca bunu göreceğini mi düşünüyorsun?.

Eğer öyleyse ne mutlu.

Ama çoğu blog bu konuda ihtiyaç duyulan netliği sağlayamaz.

Blogcuların yaptığı en yaygın hata belirsiz olmaktır.

Bu nedenle blogunuz için bir konu seçerken çok dikkatli olmalısınız. Doğru seçimi yapmadığınız da büyük sıkıntı çekersiniz.

Örneğin SEO konusunda bir siteniz var, siteye giren ziyaretçi, konuyla alakalı içerikle karşılaştığında, “Evet bu bir SEO sitesi..” der.

Ama sitede asıl konunuz SEO iken, ana sayfada alakasız bir konu ile karşılaşırsa, büyük ihtimalle siteden çıkar.

Daha fazla trafik isteyen bir blog yazarı, içerikle niş arasında güçlü bir bağlantı kurmalıdır.

Eskiden site adınız bu konuda önem taşrdı, ancak artık bu önemli bir faktör değildir.

Siteniz için bir açılış sayfası oluşturmak yapabileceğiniz en akıllıca şey olacaktır.Böylelikle sitenizde nelerin bulunduğunu insanlara daha kolay gösterebilirsiniz.

2

Okumaya değer mi?


Ziyaretçiler bir siteye girdiklerinde, ilk olarak okumaya, vakit geçirmeye değer içerik ararlar.

Örneğin bir siteye girdiklerinde, WordPress site nasıl kurulur? başlığını taşıyan bir yazı gördüklerinde, muhtemelen o yazıyı okumak istemezler. Çünkü daha önce o konuda yazılmış yüzlerce yazı okumuşlardır.

Yani insanların dikkatini çekmek de başarısız bir konudur.  Konuyu ne kadar iyi anlattığınızın hiç bir önemi yoktur.

Ziyaretçileri sitenizde tutmak için daha farklı düşünmelisiniz.

İnsanların hakkında nadiren yazdıkları konularda (niş dahilinde) yazmak daha akıllıca dır.Ancak tek başına bu yeterli değildir.

İçeriğinizi çok daha cazip hale getirmenin bir kaç yolundan bahsedelim.

Diğer blog yazarlarına göre daha ayrıntılı düşünün

Okuyucularınıza başka bir yerde bulabileceklerinden daha ayrıntılı bir içerik sunun.

Zengin ayrıntılar içeren yazılar, her zaman çok daha değerlidir. Bu nedenle insanlara bu ayrıntıları sunun.

İnsanlar sizin sunduklarınızla, kendilerine lazım olan her şeyi aldıklarına inanırlarsa başka bir bloga gitme gereği duymazlar.

Kullanılabilir, faydalı tavsiyelere odaklanın

Bir konu hakkında yazarken, çok yüzeysel, soyut ifadeler kullanarak yazmayın.

Ziyaretçileri sitenizde tutmak için ihtiyacınız olan şey asla bu değildir.
İşlediğiniz konuda insanlara neyi nasıl yapmaları gerektiği hakkında  tavsiyeler ve yöntemler sunun.

Sunacağınız tavsiyenin çok zor yada basit olması önemli değildir. Önemli olan sonuca giden yolda onlara rehber olabilmektir.

Okuyucularınızın görüşlerini paylaşın

İnsanların görüşlerini paylaşmak, genellikle ürün satışlarında sıkça karşımıza çıkar.

Ama bu sadece ürün satmakla ilgili bir durum değildir.

Sitenizin kenar çubuğunda, hakkında sayfasında vs gibi uygun alanlarda okuyucu görüşlerini paylaşmaya çalışın.

WordPress sitelerde sıkça gördüğümüz, son yorumlar gibi bölümler buna iyi bir örnektir.

Gereksiz mütevaziliği bırakın

Blog yazarlarının pek çoğu lüzumsuz bir mütevazilik içindedir. Siz bu durumdan hemen sıyrılın.

İnsanlara sitenizden ne kazanacaklarını net bir biçimde anlatın. Örneğin kenar çubuğunuza iddialı yazılarınızdan bir liste ekleyin.

İnsanlara okumaya devam etmeleri için bir şey verin

Özellikle makalelerin giriş bölümlerinin ne kadar önemli olduğundan daha önce bahsetmiştim.

İnanın bazen içeriğin kendisinden daha önemlidir.

Giriş bölümleri için insanları cezbeden, yazının devamını okumaya sevk eden şeyler içermelidir.

Bunu çok iyi yapmaya özen gösterin. Bir makaleyi bitirdiğinizde, giriş kısmına mutlaka tekrar göz atın.

3

Yazara güvenebilir miyim?


Bir blog yazarının sahip olduğu en değerli şey okuyucusudur demiştik. Okuyucu kazanmak için en başta güven kazanmanız gerekir.

İnsanlar genel olarak İnternet deki pek çok şeye güvenmezler.

Blogunuzun bulunduğu nişi düşünün. Sizinle aynı alanda kaç site var.

Muhtemelen yüzlercesi var.

Bu bloglar dan kaç tanesi, güvenilir kişiler tarafından yazılmıştır?.

Belki 10 yada 20 diyelim.

Blog yazılarının pek çoğu, konu hakkında hiç bir halt bilmeyen kişiler tarafından yazılmaktadır. Ve ne yazık ki pek azı bilir kişilerce yazılır.

İnsanlar yeni bir blog sitesine girdiklerinde, yazara güvenip güvenemeyeceklerini merak ederler.

Çoğu kez yazara güvenmek konusunda olumsuz düşüncelerle siteden ayrılırlar.

Sitenize kimlik fotokopinizi koysanız, bu bile size güveni kazandıramaz.

Bire bir alışverişiniz olan, iş ilişkiniz olan insanlara güven verebilirsiniz. Ancak iş çevrim içi bir blog sitesine gelince durum başkalaşır.

Okuyucularınızın size güvenmesi için farklı şeylere odaklanmalısınız.

Blog yazarları bu güveni sağlamak için genellikle hakkımda sayfaları oluşturur.

İnsanların güvenini kazanmak için sitenizdeki her alanı kullanmalısınız.


Yüksek trafik almak ne harika değil mi?.
Ama bundan önce odaklanmanız gereken, ziyaretçileri sitenizde tutmak, ve onları birer aboneye dönüştürmektir.

Sitenizin başarısı  ile başarısızlık arasında duran şey nedir?.

Elbette çok iyi biçimde yapılmış “Dönüşüm optimizasyonu”.

Bunu yapmak için öyle karmaşık uzmanlıklara ihtiyacınız yok. Ziyaretçilerinizin cevaplaması gereken üç basit soru var.

  • Bu benimle alakalı mı?.
  • Okumaya değer mi?.
  • Yazara güvenebilir miyim?.
  • Okuyucuları bu 3 soruya da evet cevabı verebilmelerini sağlamak için, yukarıda bahsettiğimiz basit değişiklikleri yapmayı unutmayın.

    Bunu yaptığınızda abone sayınızda ki artışı göreceksiniz. Oysa yaptıklarınız sadece basit şeyler.

    Bahsettiğimiz şeyleri yapmak çok basit. Bazıları bir dakikanızı bile almaz. Ama küçük şeylerin etkisi büyük olabilir.

    Hemen başlamak için sadece bir kaç dakikanız var. Hayallerine kavuşmak için, yapman gerekenleri ertelememeyi öğrenmelisin.

    Bir yorum bırakın: 4 yorum